Ozon Tedavisi

Alt

Ozon Tedavisi

OZON TERAPİ

Ozon terapi; sağlığı ve yaşam kalitesini artıran, güvenli, etkili ve bilimsel bir uygulamadır. Tüm dünyada geleneksel tıbbi yaklaşımı ve tedavileri destekleyen bir terapidir. Çok güçlü bir dezenfektandır, antimikrobiyaldir, immün sistem düzenleyicisidir ve antioksidandır. Aynı zamanda kanın akışkanlığını artırıcı, kan yapımını uyarıcı ve ağrı kesici etkisi de vardır.

Ozon Terapinin Tarihi;

Yunancada “Tanrının Nefesi” ismi ile anılan Ozon 1800’lü yıllarda keşfedilmiştir. Ozon, stratosferde yer alan en önemli gazdır. Renksiz olmakla beraber kendine has bir kokusu olan ve süper oksijen olarak da kabul gören ozonun en büyük özelliği dezenfekte etme kabiliyetidir.

1800’lü yıllarda bir sterilizasyon metodu olarak kullanılan Ozon Terapisi zamanla yaygınlaşmış, tüberküloz gibi ciddi hastalıkların tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır.

Ozon tedavisi nasıl bir tedavidir ve etki mekanizması nedir?

Medikal ozon daima saf ozon ve saf oksijenin karışımı şeklinde kullanılır. Düşük dozlarda kullanıldığında, ozon bağışıklık sistemini aktive eder, diğer bir deyişle vücudun direncini arttırır. Hücre yenilenmesini hızlandırır. Kanımızın hücresel kısmını oluşturan başlıca hücreler, alyuvarlar ve akyuvarlardır. Medikal Ozon Tedavisinde, alyuvarlar ile kanın oksijen taşıma kapasitesi ve kalitesi arttırılırken, akyuvarlarda başlatılan reaksiyon süreci vücudun savunma ve tamir mekanizmalarının dalga dalga harekete geçmesini uyarır.

Ozon sayesinde oluşan bu aktivasyona cevap olarak, vücudun bağışıklık hücreleri cytokin adı verilen özel maddeleri (interferon, interleukin vb.) üretir. Bunlar hastalıklara direnmek için uyarılan bütün bağışıklık sistemi boyunca zincirleme bir şekilde pozitif değişiklikler yaratarak diğer bağışıklık hücrelerini haberdar ederler. Bu da medikal ozonun, özellikle bağışıklık sisteminin zayıf olduğu veya bozuk olduğu hastalara uygulanmasında özellikle çok başarılı sonuçların alınmasını sağlar.

Kanımızın serum kısmındaki maddelerden özellikle yağ asitleri ve diğer trigliseritlerle ozon gazının oluşturduğu bileşikler, zamanla vücuttaki zararlı yağ türlerinin azaltılmasında önemli bir yardımcı rol üstlenir. Medikal ozonun diğer çok önemli bir özelliği de kan dolaşımını arttırmasıdır. Bu özellik, dolaşımla ilgili bozuklukların tedavisinde ve organik fonksiyonların yeniden canlandırılmasında ozon terapiyi çok değerli kılar. Ozonun vücudun kendi dinamiklerini harekete geçiren doğal bir tedavi yöntemi olduğu kanıtlanmıştır.


Bağışıklık sisteminin güçlenmesi :

Beyaz kan hücrelerinin (savunma hücreleri olup enfeksiyonlara karşı korur) oluşumunu ve fonksiyonlarını arttırır. Bakteri, virüs ve mantarları öldürür. En güçlü doğal ve atık bırakmayan dezenfektandır.

Bağışıklık sistemini güçlendirerek enfeksiyonlara karşı direnci artırır. Bağışıklık sisteminin sapmasından kaynaklanan hastalıkların tedavisinde iyileştiricidir. Özellikle mevsimsel grip ve diğer salgınlardan etkilenen ve risk grubunda yer alan kişiler üzerindeki koruyucu etkisi çok güçlüdür.

Anti-kanserojen etki:

Kanser hücreleri genellikle oksijensiz ortamda oluşur ve çoğalır. Ozon yoluyla yüksek oksijene kavuşan dokulardaki kanserojen hücreler üreyemez hale gelir. Ozonun kanserin görülme sıklığını azalttığı hakkında çok sayıda bilimsel yayın bulunmaktadır.

Kan Dolaşımı ve Damar Yapıya Etkisi:

Alyuvarların (kanda oksijen taşıyan kırmızı hücreler) elastikiyetini artırarak kılcal damarlardan geçişini hızlandırır. Kanın kıvamını azaltır, akışkanlığını sağlar, böylelikle damar duvarındaki plakların yumuşamasını ve küçük kan damarlarındaki tıkaçların çözülmesini sağlayarak dolaşımı düzenler.

Bir yandan damarların genişlemesini diğer yandan kan hücrelerinin oluşumunun artmasını sağlayarak vücudun ihtiyaç duyduğu bölgelerine, yeterli miktarda kanın gitmesi sağlanır. Bu yolla çeşitli damar hastalıklarının tedavisine yardımcı olmaktadır. Ozon tedavisi Atardamar ve kapiller damar bozukluklarında oldukça etkili bir tedavi metodu olup Varis tedavisinde etkinliği pek yoktur.

Ozon tedavisi ile damarların endotel tabakasının rejenerasyonu, kırmızı kan hücresi olan eritrositlerin dokuya daha fazla oksijen bırakması, kırmızı kan hücrelerinin esnekliğinin arttırılması ile doku beslenmesinin artması ve rejenerasyonunun daha fazla olması sağlanabilmektedir. Böylelikle iskemik kalp hastalıklarının tedavisinde, periferik arter dolaşım bozukluklarının tedavisinde ve dolaşım bozukluğuna bağlı yaraların tedavisinde ozon tedavisini güvenle kullanabilmekteyiz.

Detoks etkisi:

Detoks edici özelliği ile vücudumuzdaki kimyasal maddelerin temizlenmesine yardımcı olur. (Kurşun, civa gibi ağır metal zehirlenmeleri, böcek öldürücüler, ilaç atıkları, asidik maddeler, tarım ilaç kalıntılarının atılmasını hızlandırır.) İnsan vücudunda üretilen zararlı toksik maddelerin arındırılması yoluyla, olası zararlardan korunma gerçekleşir. Alman bilim dünyasında ‘kanın yıkanması’ olarak kabul gören ozon terapi, gerçek anlamda detoks etkisi yaratmaktadır.

Ağrı giderici etki:

Vücudumuzdaki doğal ağrı kesicilerin açığa çıkmasını sağlayarak ağrı kesici özellik gösterir. Kanın dokulara oksijen bırakma yeteneğini artırarak organların oksijenlenmesini artırır. Dokularda artan oksijen kapasitesine bağlı olarak özellikle kaslarda görülen ağrıların ve spazmların azaldığı buna bağlı olarak kronik sabah yorgunlukluklarını ortadan kaldırır, detox etkisi ile ağrının hissedilmesine neden olan kimyasalları uzaklaştırarak ağrı hissinin kısa sürede yok olmasını sağlar.

Metabolizma hızını arttırma:

Ozon Terapi, Kanın dokulara oksijen bırakma yeteneğini artırarak organların oksijenlenmesini artırır, tüm vücut hücrelerine sunulan oksijen miktarını artırırken, hücrelerin bu oksijenden maksimum düzeyde faydalanmasını sağlar. Buda artan metabolik faaliyetler sonucunda da kalorilerin ve yağ depolanmasını değil yakılmasını sağlamaktadır. Hücre içi solunumunu (hücrenin fonksiyonu görebilmesi için gerekli enerji kaynağını elde etmesi) hızlandırır. Metabolizma hızı bir kez artmaya başladığında artık kronik yorgunluktan, bitkinlikten ya da isteksizlikten artık bahsedilmemektedir.


Ozon Terapi Kimlere Uygulanamaz?

Ozonun uygulanmasının yasak olduğu hastalıklar son derece sınırlıdır. Bunlar;

⦁ Favizmli hastalar

⦁ Aşırı alkol kullananlar

⦁ Hipertroidi olanlar

⦁ Anemi, hemofili, kanama pıhtılaşma hastalıkları olan kişiler,

⦁ Pankreatit hastalar

⦁ Yeni gelişmiş kalp enfarktüsü ve kanamanın aktif olarak devam ettiği beyin felci gibi bazı hastalıklar

⦁ Ozona karşı alerjisi veya intoleransı olanlardır.


Ozon Terapi Nasıl Uygulanır?

Ozon terapinin farklı uygulama şekilleri vardır. En popüler ozon uygulaması I.V. ozon terapisidir. I.V. yani damar yolu ozon terapisi; kan alındıktan sonra bir şişe içinde oksijen ve ozon ile karıştırılarak kanın alındığı damardan enjekte edilmesi şeklinde uygulanır. Ozon aynı zamanda kan yoluyla, kas içine, cilt altına, torbalama sistemi ile rektal (makat) ve vajinal yol gibi yöntemler ile birçok hastalıkta ve sağlığı korumak amacıyla kolaylıkla uygulanabilmektedir.


Hangi hastalıkların tedavisinde ozon kullanılır?

Ozon tedavisi herhangi bir hastalıkta uygulanan tedaviye ek olarak destek ve tamamlayıcı bir tedavi olarak tercih edilebileceği gibi bazende kullanılan tedavi ya da ilaçların yan etkilerini ortadan kaldırmak için tercih edilebilir. 

Kimi durumlarda diğer tedavilerden yanıt alınamayan hastalıklarda ya da ilaç yan etkileri nedeniyle medikal tedavi verilemeyen   hastalıklar da ozon tedavisi tek başınada uygulanmaktadır.

Ayrıca;

Kronik Yara Tedavisinde; 

Enfekte olmuş geçmeyen cilt yaraları, bası yaraları, yanıklar, kronik ülserler, diabetik ayaklar, kemik iltihapları (osteomyelit), ağız yaraları, kronik yorgunluk ve fibromiyalji ve kireçlenmenin (osteoartrit) yarattığı eklem rahatsızlıkları ve ağrılarda ve nöropatik ağrı da ozon tedavisi son derece etkili olmaktadır.

Kanser Tedavilerinde Uygulanan Tedaviye Ek Olarak; 

İmmün sistemi desteklemek, zarar gören normal dokuların tamirinde  hızlanma ve hücrelerde  yenilenme sağlamak  ve kemoterapi sonrası hücrelerde ortaya çıkan serbest radikallerin uzaklaştırılması  amacıyla  de  sıklıkla ozon tedavisi  tercih edilmekte ve çok yarar görülmektedir.

Bağışıklık Sistemi Hastalıklarında; 

Multiple skleroz, romatoidartrit ve crohn hastalığnda, ayrıca kronik karaciğer hastalıkları ve kronik akciğer hastalıklarında astım ve allerjide de yine destekleyici tedaviler olarak önerilmektedir.

Sağlıklı bireylerde de antiaging ve antioksidan özelliği nedeniyle ozon tedavisi uygulaması koruyucu tedavi kapsamında uygulanmaktadır.

Diyabet ve Diyabete Bağlı Komplikasyonlarda Ozon Tedavi;

Kontrolsüz diyabete bağlı olarak sürekli yüksek seyreden şeker seviyesi damarlarda harabiyetlere neden olur HbA1c seviyesi 7,5 üzerinde ise kalın damarlar kalp ve bacak damarları gibi,8.5 üzeri ise ince damarlar göz ve böbrek gibi işlevini yapamaz hale gelir ve yan etkiler ortaya çıkar. Bu olumsuz sonuçlarda ozon tedavisi damar sağlığını korumaya yardımcıdır, damar endotel rejenerasyonu yapmaktadır, yani diyabeti olan herkesin ozon tedavisi alması önemle tavsiye edilmektedir.

Ayrıca 2007 yılında Science dergisinde Prof.Dr.Olga Leon ve Prof.Dr.Silvia Menendez’in  Küba’da Havana Üniversitesinde  yaptığı çalışmaya göre Tip 2 Diyabette pankreas da insülin salgılayan beta hücrelerinin rejenerasyonunun Ozon ile sağlandığını göstermişlerdir. Yani Ozon tedavisi ile diyabetli hastanın ilaç ihtiyacı azaltıp, komplikasyonları azaltılabilmektedir. 

Ayrıca diyabete bağlı damar dolaşım bozukluğundan kaynaklanan diyabetik ayak yaralarının tedavisinde de ozon tedavisi kullanılabilmektedir. Yani klasik tedavilerin yanına ozon tedavisinin eklenmesi hastanın yaşam kalitesinin artmasını ve ilaç ihtiyacının azalmasını sağlar.


Ozon Tedavisi Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

⦁ Ozon tedavisi eğitim almış sertifikalı kişiler tarafından uygulanmalıdır.
⦁ Uygulama kesinlikle kanla yapılmalıdır. Serum vb. uygulamalar ozon etkisinin alınamayacağı yöntemlerdir. Kabul edilmemelidir.
⦁ Kan kesinlikle cam şişe ve bakteri filtresi kullanılan ozona dayanıklı bir setle alınmalıdır. Cam şişe yerine kan torbası kullanılması plastiğin ozon ile karşılaşmasına sebebiyet verir ki bu da kanserojen madde üretmesine neden olmaktadır.
⦁ Ozona dayanıksız madde testesteron dengesini bozar. Erkeklerde testesteron azalmasına ve feminizasyona kadar giden pek çok istenmeyen durum ortaya çıkabilmektedir. Dolayısıyla ozona dayanıklı malzeme kullanımı son derece önemlidir.
⦁ Bakteri filtresi önemlidir. Kana herhangi bir bakterinin bulaşmaması için de mutlaka bakteri filtresi kullanılmalıdır. “Ozon dezenfektandır, bir şey olmaz.” diyenlere kesinlikle itibar edilmemelidir; çünkü ozonun dezenfektan özelliği sistemik ozonda kullanılan dozların çok çok üstündedir. O nedenle bakteri filtresi kullanımı şarttır. 

Deniz YAHCI

Yara Bakım Uzmanı Hemşire